Ana içeriğe atla

Adın Hazan


Bir kadifenin üzerinde izler kalır.
Eylül diyen dudakların yasaklanır.
Kafenin birinde çalan müzik kırılma anı olur.
Üzerine yol kenarındaki su birikintisi sıçrar.
Sen ellerimi tutarsın...

Sen ellerimi tutarsın be!
Dünyanın en güzel yalanını atarsın.
Seni hiç bırakmayacağım der ve bakarsın.
Gözlerin bir yaz güneşi; parıldar.
Sende kalan şiirlerimi yakarsın.

Kadifeye dokunamam artık.
Eylül bir daha gelmez.
Makyajın gözyaşı olup akar...
Gözlerim hükmünü yitirmiş birer padişah,
Göz kapaklarım bir hamalın geçim kaynağı.
Davam, uğrunda ölünecek bir idea.
Umutlarım satılmış birer korkak.
Bütün çabalarım boşa çıkar...
Sevmek dediğin huysuz bir ihtiyar.
Bense yaramaz bir çocuk,
Koşuşturan buğday tarlasında.
Adın, koca bir mevsim.
Bir denizci olsa kaybolurdu fırtınanda.

Gücüm yetmez artık son bir kez savaşmaya.
Vücudum bir darbe daha kaldırmaz.
Ruhum bir delikanlı, kapına koşar;
Asker traşlı, elinde bir buket papatya.
Hatalarım peşimi bırakmaz.
Sen yine de kapını açarsın bana.
Gülüşün yaralarımı sarar...

Yorumlar

  1. Uzun soluklu bloglar güzeldir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzun soluklu bloglarda ben de gösterilen özenin, en azından samimiyetin daha fazla olduğunu düşünüyorum. Teşekkür ederim.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Necronomicon

Daha önce hiç söylenmemiş ne söyleyebilirim?       Çok yorgunum. Ve çoktan kayboldum. Artık ilhamımı da yitirdim sanırım.  Yaşamak falan da istemiyorum. Karanlık bir çukur var içimde, evrendeki en ağır nesne. Işığımı yutar, beni çeker içine. Sonsuza kadar sürüklenir, atomlarıma kadar ezilirim. Bugün yine griyim. Koca bir hayat boyunca yaşadıklarımı küçücük bir hisse sığdırıp nasıl tarif edeyim? Bu yüzden belki de susmak en iyisi. Çünkü ne kadar konuşsam o kadar anlamayacaksın beni. Yine de anlatmak geliyor içimden sana, ne yapayım? Seni yazmak bir çeşit nekromansi.       Yokluğuna dayanamayıp devrilir tümcelerim. Öyle olmasa, yani sen olsan, o zaman ben bile mutlu olabilirim. Dünya acılarla dolu bir yer olmaktan çıkar; yaşamak bundan böyle sadece ıstırap değil. Senden çocuğum olsun isterim. Adını Yaz koyarım. Adını içimdeki karanlığa doğan güneşten alır. O doğduğunda gün doğar; ışık olur. Bak gördün mü, artık yaşamamın bir anlamı var! Ölmeyi...

Bohem Yalnızlığı

    Sen yaz düşüsün çocukluk aşkı. Gecesi başka; fezadaki yıldızların her biri, sana giden yollarda ekmek kırıntısı. Bir meltem eser, yahut burnumda ıhlamur ağaçlarının kokusu. Hikâyeler bana seni anımsatır, kahramanları sen. Nasıldı o şiir söyle; bir şehir gider benden sen gidersen...      Gündüzü başka, şarkılar seni hatırlatır. Kimse bilmez gerçeği, aşk bu yüzden Fransızca'dır. Siyah beyaz ve elegant. Sen yapbozun kayıp parçası, saklanan bir paskalya yumurtası. Biraz da alıngan. Kirpiklerine söyle kırpılmasınlar, canımdan edecekler beni canımdan.     Sabaha karşı kalem bırakır bileklerim. Gün doğmadan uyuman gerek, tan ağarsa uyuyamazsın. Tüm kalelerim zapt edilir, ordularım dağılır. Teslim olurum sana bilfiil, harap ve bitap. Seni sevmek vatan müdaafasıdır. Bense kuvva, sen eşkıya diyeceksen isyan etmem mi sandın? Ah o incecik dudakların olmasa seni görürdüm. Ya istiklâl mücadelesi verirdim uğrunda, ya ölürdüm!       Seni özgürc...

Kahramanın Yolculuğu

    Kanatlarım sana uçmak içindi. Bir yaz mevsimi, evimden çok uzaklara düştüm. Hiçbir yol beni sana götürmedi. Ne yazık. Gözümdeki yangınları maviliğim söndürmedi. Bir taksi çevirmeliydim. Hay aksi! Ne kuş uçtu ne kervan geçti. Girdabında boğdu beni gözlerindeki galaksi. Bitmedi...     Devir daim ettim.      Seni tavaf ettim.     Sana taptım!     Sen öylece dolandın durdun. Karanlığın içindeki aydınlık. Kötülüğe karşı iyilik. Kaostaki dinginlik. Sessizliğimdeki müzik... Bir şarkı oldun. Hep çaldın! Herkes seni söyledi. Ben dinledim. Seni ezberledim. Tekrar tekrar başa sardım. Döngülere takılıp kaldım. Savrulduğum kadar çektin kendine. O kadar! Fark etmedin bile. Bense hep yörüngende...     Günler...     Aylar...     Yıllar...      Gözlerin vardı merkezimde. Vardır bir hikâyesi herkesin de... Benimki başka! Benim öyküm bir çift karadelik. Nazım gibi nesir. Ölüme mahkum bir esir. Ölmedim ...