26.01.2018 Merhaba, Ben senin ve onun ve daha bir çoğunun hayatına hüzün getirenim. Sebebi çocukluğum sanırım. Papatyalardan taç yapmayı öğretmedi hayat bana. Gök yüzüne bakıp, bulutları hayallerime benzetirken çiçeklerin yapraklarını kopardığımdan... Öğretmenimin en gözdesi de değildim, ahh kıskançlığım bu yüzden ve yalnızlığım da. Mutluluğu öğrenmek yerine içindeki mutsuzluğu ehlileştirmeyi öğrenmek zorunda kaldın mı sen? Onunla yaşamaya alışıp onu her gün besledin mi? Ya bir canavar yaratmış olsaydın o zaman ne olurdu? Seni yense ve kaçıp gitseydi... Bir canavarı ne kadar kafesinde tutabilirsin? Seni yemesinden önce onu ne kadar aç bırakabilirsin? Bunlar onun suçu değil tabii, bana sevmeyi de öğretti. Gidişini sonbahara benzettiğim zamanları hatırlıyorum. Ağaçların yapraklarını döküşü veda öpüşün. Hazan bir türlü durmak bilmeyen zaman. Sonr
Yazarak kaybolan birini okuyarak bulabilir misin?